TANIMIYORUM

İnsanoğlu doğduğu yer olan köyden bir ilçeye, oradan büyük şehre ve en nihayet daha büyük bir ülkeye doğru gider. Çünkü kendini ekonomik veya sanatçılık yönüyle aştığı için doğup büyüdüğü yerler az gelmektedir. Kariyerini daha bir üst dereceye taşımak için bu gereklidir de.

Dışarıda başarılı olan hemşehirlilerimize kategorilerine göre bir göz atacak olursak sanatçılardan; Erdal Beşikçioğlu, Ayşe Taş, Ferhan Şensoy, Ali Poyrazoğlu, Halit Akçatepe, Mustafa Altıoklar (yönetmen) Mine Koşan, Tuğba Özay (anne tarafı), Ersen (kısmen), Ünlü isimlerin menajeri İbrahim Aydınlı vs.

İşadamları olarak; Ali Bayraktar, Şenol Yeğin gibi birçok isimler.

Diğer ünlülerden eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezerin damadı Mustafa Kemal Kısacıkoğlu, Gülay Birben (ressam), Melek Özbay (ressam), Suna Vidinli (Doğan medya koordinatör).

Akademik platformda en az üç düzine dalında uzman profesörlerimiz Ünyeli hemşerilerimiz var.

Unutmadan, birde doğduğu köy halen daha Ünye ye bağlı olup da Fatsa doğumlu olduğunu söyleyen Kadir İnanırımız da var onu saymıyoruz.

Doğduğu yerlerde kalanlar ise iki sebepten kalırlar. Birincisi kendini aşamamışlar, (hadi itiraf edelim, başaramamış olanlar) ikinci grup ise doğduğu, büyüdüğü ve beslendiği yerleri çok sevenlerdir. Kalanları biliyorsunuz zaten. Hep bir aradayız ve hep beraber yaşamaya devam ediyoruz. Bu birazda fedakârlık gerektiren bir aradalıktır. Yoksa gidipte başarabilecek insanlarımız yok değil.

Bir parça insanın elinde olan fakat büyük bir kısmı kaderle alakalı olan bu duruma hiçbir itirazımız yok. Kalanlarla bir arada olmaktan mutluyuz ve gidenlere Allahtan selamet dileyip, daha da ünlenmelerini vatan ve millet adına niyaz ediyoruz.

Ünye’nin suyundan mıdır cinsinden veya cibilliyetinden midir bilinmez ama bizim ünlülerin bir tuhaflıkları var. İşadamlarımız Ünye’ye bir çivi çakmaktan imtina ederler ama taa Alamanyalara gidip fabrika kurarlar.

Elin sanatçıları bir programa veya bir röportaj vermeye kalktığı zaman, doğum yerlerini yüksek sesle söylerler.

Kadir İnanır bile her fırsatta her mikrofona “Fatsa, “Fatsa” diye sayıklar durur.

Akademisyenlerden zaten böyle bir şey hiç duymuyoruz. Hatta Ünye’liyiz demeye bile korkuyorlar.

Adana doğumlu sanatçı Haluk Levent bile Ünye için şarkı yaptı.

1757-1825 yıllarında yaşamış olan rahmetli Hattat Mustafa Rakım Efendinin naşı bile Ünye adını daha iyi duyurabiliyor.

Tamam, şöhretlerinizde, başarılarınızda, kazandığınız paralarda, sahip olduğunuz kariyerlerinizde gözümüz yok, hepsi size annenizin ak sütü gibi helal olsun, da! yaa bir kerecik de şu Ünye’yi anın ve tanıtımına ve ekonomisine katkıda bulununuz ne olursunuz?

Korkmayın ölmezsiniz! Biz sizi utandıracak bir şey yapmadık ve yapmıyoruz! Bunu hiç olmazsa hayat bulduğunuz beldeleri bekleyen bizlere, bir teşekkür adına yapın.

Sizin gittiğiniz yerlerdeki maddi ve manevi imkânlar buralarda yok, buna rağmen beklemeye bekçilik etmeye devam ettiğimiz için yapın.

Eğer bunları da yapamıyorsanız temelin fıkrasını bir yere not alın ve ara sıra okuyun.

Dursun Temelden borç para alır ve geri ödemez. Hâkim Dursun’a sorar; Temele borcun varmış neden ödemiyorsun? Dursun; ben bu adamı tanımayrum borcumda yok! der. Temel hiddetlenir; o peni tanımayırsa ben onu hiç tanımayrum!