YOL’SUZLAR

Yol mefhumunun önemini anlatacak değilim. Yol’suz medeniyetin sözü dahi edilemeyeceğini hepimiz biliriz. Artık yol açma olayını aştık. Sıra yolların eksikliğini tartışmaya geldi. Var olan yolların asfaltlanması, betonlanması neticede rehabilite edilmesini tartışır durumdayız. Bir ülkenin yollarını elbette o ülkenin devleti yapar-yaptırır. Bu durumda özel sektörün yolu ne olacak? Onu da devlet mi yapacak? Elbette hayır.  Çünkü özel sektör para kazanmak için bir işletme kurar, bunun alt yapısını,  üst yapısını yapar ve faaliyete başlar. Buna örnek olarak birçok olumlu işletmeler gösterebiliriz. Ama olumsuzluk gösteren özel işletmeler de işin içine girince, bunu kamuoyunda tartışmak zorunda kalıyoruz. Başlayalım; Ünye Çimento Sanayinin ekonomik manada ilçemize ve ülkemize hatırı sayılır bir katkısını kimse inkâr edemez. Ama yol konusunda o kadar duyarlı değiller. Fabrikalarına ve malzeme depolarına giden yolları var ki tam bir doktora konusu. Başköy tarafına giden yol başlangıcı ile çimento fabrikası arasındaki en fazla 500 m. mesafedeki yol, yayalar için bile zulüm ifade ediyor. Bir sürü çukurun oluştuğu bu kısacık mesafe yıllardır aynı durumda halen daha bekliyor. Elbette çimento fabrikası bu yolu yaptırmak zorunda değil fakat yüz binlerce ton ham maddeyi bu yol üzerinden aynı fabrika çekiyor. Tonaj kurallarına uymayan kamyonlar doğal olarak yolu bozuyor. Burayı devlet yaptırsa bile en fazla bir ay sonra aynı hale gelecektir. Çözüm olarak çimento fabrikası, Başköy tarafına giden yol gibi kalın betonla bu yolu yaptırmalıdır. Ya da bu yolu devlet yapsın ama karayolları da bu yola kantar koysun. Tonaj kuralını ihlal eden kamyonlara da gerekli müeyyide uygulansın. Yine özel sektörden devam ediyoruz. Devletin de alt yapı katkılarıyla Ünye’ye Gemi Tersanesi yapıldı.  Yüzlerce insan çalışıyor çok mutluyuz ancak, anayoldan çıkıp liman kapısını geçtikten sonra, sağa ayrılıp tersaneye giden bir yol var. En çok kullanan tersane işletmesi olduğu halde bu yol ne yazık ki birçok köy yolundan daha acınası halde. İnsanın birkaç araba mıcır döktüresi geliyor. Oysa söz konusu tersane bu yolu yaptırabilecek güçte. Üstelik o işletmenin prestiji de söz konusu. Yine Gürecili mahallesinde bulunan DİNÇER su dolum tesisi ve deposunun bulunduğu yolu gören var mı? (Etrafa saçtıkları çöplerini şimdi yazmayacağım!) Eğer o tarafa gidecekseniz traktörle gitmenizi öneririm. Yaya zaten gitmeyiniz! Oradan köylerine gidenlere Allah yardımcı olsun. En fazla 100 metre olan bu yolu da devlet değil bu işletmenin yaptırması doğru olmaz mı? Sırada TMO’nun kiraladığı Reysaş’a giden depo yolu var. Her ne kadar işi bitti gibi görünse de zaman içerisinde oradaki mevcut depo kalıcı olacağından başka işlerde de kullanılacak. Oysa bir yolu var herhalde 4*4 arazi araçları ile safari yapmak mümkün. Tamam, orasını da devletin yapması lazım ancak, el insaf! O yolu da yine söz konusu özel sektör kullanıyor. Gözbebeğimiz olan işletme sahipleri; Yol’suzluk sizce de fena bir şey değil mi?