KÖPEKLERDEN ÖZÜR DİLERİM

Bu hafta İsrail’in sivil yardım gemilerinde bulunanları katletmesini yaşadık. Ülkemizde ve dünyanın her devletinde büyük infial uyandıran bu olay hepimizi derinden yaraladı. Tamamen hukuk dışı, gaddarca, destursuz ve cani ruh eşliğinde saldırıp birçok insanı yaraladılar ve şehit ettiler. Hayır, onların yaptığı bu şerefsizlik bir yana da, PKK da aynı anda saldırması, saldırıları başlattığını yüksek sesle duyurması ve kürt partisinin meclisteki temsilcilerinin bu olay üzerine “Başbakan önce kendi evinin önünü temizlesin!” demesi, beni hep kahretti. Ağır başlı bildiğimiz Devlet bahçeli bile başbakanı suçlayıcı demeçler vermesine ne demeli? Böyle anlarda ve böyle durumlarda birlik beraberlik gerekmez mi? Türkiye nüfusu 70 milyon, İsrail ise 7 milyon. Rakamsal olarak üstünüz. Peki, nicelik olarak ne durumdayız? Beceri, araştırma, üretme, icat etme vs.? Maalesef nal topluyoruz. İsrail’de gazete okunma oranları Türkiye’nin tamamına denk. Askeri ve sanayi malzeme ürünlerini araştırmalarda, üretimlerde ve geliştirmelerde açık ara öndeler. Ummadığınız tarım alanında tohum üretiminde dünyada ilk iki ülkeden birisi. (Diğeri Hollanda). Nüfusa oranla ticarette de oldukça iyiler. Ve en önemlisi katiller matiller ama ilkeleri uğruna davalarının arkasında dimdik duruyorlar. Gerekirse dünyayı karşılarına alıyorlar ama ideallerinden taviz vermiyorlar. Katakullilerle Filistinlilerden toprak satın almaya başlayarak kurdukları devletlerini, çeteleriyle, saldırılar ve suikastlar yoluyla bugünkü topraklara ulaştılar. Ve tam 2.000 yıllık ideallerini bu günlere dek sürdürdüler-sürdürüyorlar. O zaman şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz lazım; caydırıcı ve büyük devlet olmanın yolu öncelikle birlik ve beraberlikten geçer! Düşmanların korktuğu, dostların güvendiği bir ülke olmak için inancına, dünya görüşüne sımsıkı sarılmaktan geçer. Türkiye ne der sorusunu sordurabilmeniz için iyi bir eğitim sisteminizin olması şarttır. Osmanlı gölgesi halen daha devam ediyor olgusunu kabul ettirmeniz için, ticaretin hakkını vermeniz şarttır. İcatlar yapmanız, teknolojik olarak sürekli gelişmeniz olmazsa olmazdır. Eğer bugün İsrail insansız uçak yapıp sana satıyorsa ve sen halen daha otomobil bile üretemiyorsan büyük millet olma şansın yok demektir. Her şeyden önce ülkeyi idare eden bir kısım bürokratlar, bir kısım güvenlik güçleri ve bir kısım siyasiler soymuşsa, peşkeş çekmişse ve gizli örgütlerle içli dışlıysa, Osmanlı anlayışının adını ağzınıza almamanız gerekiyor. Alırsanız ağzınıza tıkayıverirler. Çuval geçirme olayı da buna benzemektedir. Eğer bir avuç Pkk çakalıyla baş edemiyorsan zinhar başka bir ülkeye savaş tamtamları çalamazsın demektir. Peki, kim bunun suçlusu? Sivilleri katleden Yahudiler mi? Yoksa en basit işini bile düzgün yapmayan bizler mi?  Elbette her şerde bir hayır vardır. Benim beklediğim olumlu gelişmeler; a-Milletimiz böyle anlarda kendisini sorgulayacak ve daha bir birlik beraberlik içerisine gireceklerdir. b-Dost düşman tanınacak ve kara günler için hazırlıklı olunacaktır. c-Bu bir devrimdir. Hiçbir zaman dostumuz olmadığı İsrail’le bu vesile ile yollarımız iyice ayrılmış olacaktır. Dayatma yoluyla anlaşmalar yapan bazı siyonist severlerimiz üzüleceklerdir. Başlığa gelince; Kudurmuş köpek İsrail diyeceğim ama köpekler güzel ve faydalı hayvanlardır. O yüzden köpekleri tenzih ediyorum.