KAYBOLAN NÜFUSLAR

Her yıl muhtelif zamanlarda olduğu gibi bu yılda şehrimizin olması gereken nüfus sayısı tartışmaya açıldı.

Başkan Arpacıoğlu (haklı olarak!) şehrimizin nüfusunun en az 90.000 olması gerektiğini söyledi.

Tabi bu rakamın dayandığı veriler var ve başkan buna göre sayı belirtiyor.

Bana göre az bile söyledi. Çünkü ben iyi biliyorum ki Ünye nüfusu 100.000 üzerindedir.

O kadar çok kayıt dışı ve mevsimlik gelen birçok hemşerimiz var ki, birkaç ay kaldıktan sonra geldikleri yere dönüyorlar.

Bu bilgiler elektrik, su, telefon, Gsm şebekeleri ve daha birçok verilerden elde edilebiliyor.

İşte bu yüzdendir ki, Ünye merkez şehrimizin idarecileri; “nerede yaşıyorsanız nüfusunuzu orada gösterin” diye kızmaktalar.

“Siz dışarıdakiler nüfusunuzu beldenizde yazdırıyor sonra da Ünye’ye gelip alt-üst yapı hizmetlerinden faydalanıyorsunuz” argümanını sürekli dillendirilmekteler.

Vatandaş Pelitliyatak’lı veya başka bir beldeden.

Ve nüfusunu orada gösteriyor.

Ama bu insanlar en fazla üç ay beldesinde-köyünde kalıyor, kalan dokuz ay Ünye’de kalıyor.

Nüfusunu dışarıya, ait oldukları beldeye taşıyanlar daha çok kendi küçük beldelerinin ihyası için böyle davranmaktalar.

Özellikle belde belediye başkanlarının birebir markajlarının karşısında onları kıramayıp bazen yasal yollarla ve bazen de zorlama (hile!) yollarla nüfuslarını söz konusu yerde yazdırabiliyorlar.

Bu da Ünye belediyesinin hak ettiği gelirden mahrum kalması demek oluyor.

Çünkü ciddi bir gelir kaybı söz konusu.

Tam parayı eline geçirecekken eloğlu, vatandaşı kandırıp parayı kaçırıveriyor.

Gel de isyan etme.

🙂

Peki, bu konuya bir de şöyle yaklaşamaz mıyız?

a-O insanlar ürettiklerinin tamamını Ünye şehrinde pazara sunup Katma değer üretiyorlar.

b-Ünye’de barınmak ve yatırım için bütün kaynaklarını buraya aktarıp ev-apartman yapıyorlar.

c-Siz bu vesile ile onlara imar-iskan ruhsatları, şebeke suyu, çöp ve emlak vergileri vs. satıp para kazanıyorsunuz.

d-Dükkan açma ve pazar ruhsatını bile para ile sattığınız şehirde esnaflar bu insanlardan para kazanıyor.

e-Şehirde dönen ticaretin yarıdan fazlası onların katkısıyla gerçekleşiyor.

f-O insanlar genelde dar gelirli oldukları için fazla motorlu taşıtları olmadığından sizin yollarınızı da tıkamıyorlar, trafiğinizi aksatmıyorlar.

Hatta dolmuşa bindikleri için bol bol dolmuş hatları, ruhsatları satabiliyorsunuz.

Bir tek def’i hacetten dolayı kullandıkları kanalizasyon mu sizin hizmetlerinizi aksatıyor?

Oysa o beldelerin başkanları bile neredeyse maaşlarını alamaz durumdalar.

Bırakın yol açmayı kepçelerine koyacak mazotları dahi yok.

(Gerçi onların belediye yapılması bile yanlış ya neyse…)

Siz tutup üç kuruş fazla gelsin diye onları kırıyorsunuz.

Yapmayın. Sermayeyi ürkütmeyin. Ticareti daraltmayın.

Üzmeyin onları.