ARKADAŞ YAKINIMDIR

Geçtiğimiz günlerde CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Erzurum’da “bu başbakan bereketsiz” diye bir cümle kullandı.

Kendince haklıydı.

Çünkü kar yağması gecikmişti.

Ve kar yağmadan yapılacak olan “Kış olimpiyatları” zora girecekti.

Gerçi taşıma ve suni “kar” ile durum idare ediliyordu ama doğal kar gibisi olur muydu?

İşte kemal bey bu olumsuz meteorolojik durumu Recep Tayyip Erdoğan’a mal etti.

O sözü duyduğum anda “Eyvah!” dedim.

Çünkü ben biliyordum ki R.Tayyip Erdoğan Allah tarafından iltimaslı bir kuldur.

Önce belediye başkanlığıyla başladı Allah’ın ona yardımları.

Dönemin belediye başkanı CHP’li Nurettin Sözen yağmur yağdırmak için özel uçaklar getirtip yağmur bombaları attı.

“Tık” yok.

Ama çeşmelerde “tıs” vardı.

R.Tayyip Erdoğan seçildi hemen arifesinde İstanbul’u neredeyse sel götürüyordu.

Uzunca bir süre yetecek su miktarı barajlara dolmuştu.

Gelir gelmez su sorunu çözülmüştü. Allah ona yardım etmişti.

İşte dedi halk, kurtarıcımız, mehdimiz geldi! Bu o!

Tabi sonra gereken alt yapıyı yaptı ve bir daha böyle bir durum yaşanmadı.

Görevinin bitmesine az bir zaman kala tuttular hapse attılar.

Durduk yerde kahraman olmasının yolunu açtılar başbakanın.

Orada şiirler yazdı kasetler doldurdu ve gönüllere giren yolu “mağdur” sıfatıyla açıverdi.

Oysa hapse giren birçok kıymetli insanlar vardı.

Onların hiçbiri böyle kahramanlaşamadı.

Farkı neydi?

Allah’ın R.T.E’ye yardım edeceği vardı.

Ve etti de.

Çıkışta on binlerce insan karşıladı.

Bu zaman zarfında da CHP-MHP-DYP ve diğer derme çatma partiler ellerinden geleni yaptılar.

Türk ulusuna iliklerine kadar 1999 ve 2001 ekonomik ve siyasi krizini yaşattılar.

Diğer yandan R.T.E. de parti kurmaya başlamıştı bile.

Krizler öyle bir sonuç yarattı ki, halk bütün partileri elinin tersiyle silip atmıştı.

Onlar artık yoklar.

Varsalar da tabelalardan öte geçemiyorlar.

Çünkü Allah, kazansın diye Tayyip Erdoğan’a yardım etmesi gerekiyordu.

Etti de.

Zaman geçti.

Cumhurbaşkanı seçilecek.

Ama seçtirtmiyorlar.

Sürekli ipe un seriyorlar. O günlerde ip bile isyan etmişti.

Yaw arkadaşlar bu kadar da çamur olmaz ki diye “ip”lendi.

Herkes hesap yapıyor ama Allah’ında ayrı bir hesap çetelesi var.

Ve cömertliğinden sual olunmaz.

Genelkurmay durduk yerde e-muhtıra yayınladı.

(Yardım geliyor! Allah yayınlattı!)

Seçimler kazanıldı.

Abdullah Gül’ün önünü açacak referandum galibiyetle sonuçlandı.

Her şey ne güzel yolunda gidiyordu.

CHP bile sinerji yakalamış ibreler yukarıları zorluyordu.

Yine yardım lâzım.

Bu kez dışarıdan biriydi.

Şimon Peres elini uzattı.

Daha doğrusu Davos’ta kaşındı.

Allah’ın lütfettiği yardımı başbakan geri çevirir mi hiç?

Van Minut! Dedi oğa!

Uzatmayalım 2009 seçimleri de kazanıldı.

Valla arkadaşlar benim düşüncelerim şöyle bir hal alıyor;

Allah hakikaten başbakana ciddi ciddi iltimas geçiyor.

O da fırsatları değerlendirmede mahir olduğu için bunun hakkını bitamam veriyor.

Bence onun karşısına geçip rakip olunacağına, onun eteğine yapışıp ardı sıra devam etmekte fayda var.

Allah’ın ondan yardımlarını kesinceye kadar böyle gitmek sağlığımız için daha faydalı gibi geliyor bana.

Aksi takdirde sizinde gördüğünüz gibi çarpılma durumlarına duçar olunabiliyor.

Televizyonlarınızı açın Erzurum’a “kar” yeni yağdı.

Hem de son anda!

Neden ki?