ANGARYA

Kurumları oluşturan ve idare eden insanlarımız adeta mutasyona uğrayıp, yaşadığımız bilgi işlem çağında resmi işleri öyle bir hale getiriyorlar ki, içinden çıkmaya imkân kalmıyor. Sanki vatandaşın başka hiçbir işi yokmuş,  bütün mesaisini, enerjisini lüzumsuz ve gereksiz evrakları kovuşturmakla mükellefmiş gibi ortak bir anlayış var. Elbette gerekli evrakları takip etmeli kovuşturmalı ama bunu abartmamalı ve zorlaştırılmamalı. Örnek vermek gerekirse, Ünye de geçtiğimiz hafta SGK merkez müdürlüğünün açılışı yapıldı. (Aslında daha önce törenle açılmıştı. Demek ki öbürü az açılıştı bu çok açılış oldu.) Tamam, hayırlı olsun da, bir dilekçeyle oraya başvurun ve deyin ki, benim bu kuruma üyeliğim var, SGK primi ödüyorum, bana borcumun olup olmadığına dair bir resmi yazı verin. Alacağınız cevap şu; doküman verebiliriz ama resmi yazı veremeyiz. Niye? Onu bir gün işini gücünü bırakacaksın biraz da para harcayıp Orduya gideceksin ve oradaki SGK’dan alacaksın. E ama bütün kurumlar bilgisayar ağıyla birbirine bağlı, oradaki bilgilerin aynısını siz burada ekrandan görebiliyorsunuz, hem e-devlet var! Yok, biz veremeyiz çünkü Orduya gitmelisiniz!  Acaba hava almak için mi Orduya gideceğiz? İyi ama o zaman SGK merkez müdürlüğü burada ne iş yapacak? Eğer hizmet dökümü verecekse onu ben internetten zaten alıyorum! Ama yok illa işler zorlaştırılacak. Yine bir pasaport işleminiz var. (Tabii ki Orduya gideceksiniz.)

Sıraya girersiniz evrakları verirsiniz ve size bir hesap numarası verilir. Sizde tekrar şehir içerisinde bir bankaya gelip para yatırırsınız. Ama niye ta oralardan geri gelelim? Bu pasaport cüzdan parası emniyet müdürlüğünde alınıyorsa neden pasaport harcı aynı kurumda alınamasın? Yani o kadar yol o kadar zahmet neden çekilsin? Hem bu kadar vakit ziyanlığı müsrifliği revamıdır? Olsun! Siz yinede o kadar yolu gidecek ve aynı yere geri geleceksiniz. Devam ediyoruz, vergi dairesine para yatıracaksınız. Birçok kurumda olduğu gibi orada da saat 16.00’dan sonra para veremezsiniz. Bankalar saat 18.00’e kadar para alıyor ama esas alacaklı olan vergi dairesi alamıyor. Niye? İhtiyacımı yok? Yoksa vatandaşın işi yokta yarın bir daha mı gelsin? Gelsin ayakları açılır! Ünye de madeni eşya ve sanatkârları odası var. Vatandaş ihtiyacı olduğu için kredi başvurusu yapıyor. Bankası ondan oda üyesi olduğuna dair bir evrak istiyor. (Bankaya vergi mükellefi olması yetmiyor, o başlı başına bir arıza ya neyse.)Söz konusu odaya gidiliyor ve oradan evrak isteniyor. El-cevap; veremeyiz! Niye? Borcunuz var! Ödeyin alın! İyi ama benim zaten paraya ihtiyacım olduğu için bu evrakı istiyorum! Bana bu belgeyi vermezseniz ben kredi çekemiyorum! Ne siz paranızı alabilirsiniz ne de ben kendi ihtiyacımı görebilirim. Biz veremeyiz deniyor vatandaşımıza. Ama siz bu odanın başkanına telefon açarsanız, o da bize telefon açarsa, verin derse veririz! Şimdi bu aidat yasalsa başkan bunu nasıl aşabiliyor? Yok, eğer olabiliyorsa bu evrakı görevli memur neden veremiyor? Çok enteresan bir memleketin ahfadıyız vesselam…