AFFETMİYORUM!

Hükümetin yoğun ve fedakarane çalışması neticesiyle yasalaşan aflar zincirine bir yenisi daha eklenerek kredi kartı ve üniversite kredi borçlarına af geldi. Böylece aflar serimize bir yenisi daha eklenmiş oldu. Hatırlayalım nelerden affedildik;  Bağ-Kur affı, SSK affı, Vergi borcu affı, elektrik su telefon borçları affı, odalara üyelik aidat afları, eve dönüş yasasıyla kısmen terör affı, ceza alan mahkûmlara Rahşan affı, çek senetlere borçlularına ticaret sicil affı, öğrenci affı, veli affı,  gibi daha birçok aflara gark olduk. Öyle ki neredeyse ülkemin insanına; Sevgili vatandaşım, sen borcunu ödeme,  primlerini ödeme, vergilerini ödeme, elektrik su telefon borçlarını ödeme, öğrenciysen derslerini yapma, sen kanunsuz bir iş yapıp hapse girsen bile üzülme bir Rahşan gider bir Rahşan gelir seni kurtarırız deniliyor. Gerek beşeri yasalar gerekse ilahi yasalar insanlar içindir. Şer’i açıdan bakacak olursak üç semavi dinde bu kadar af söz konusu değil. Hatta tam tersine kısasa kısas vardır.

Anlı şanlı Osmanlı padişahları bile bir elin parmakları kadar af ancak yapmışlardı. Ülkemizin yönetildiği yasalarda da bu kadar af söz konusu değil. Kamu vicdanı dediğimiz olgu böyle bir şey değildir herhalde! Peki, nedir bu kadar af çalışması?  Adeta ödüllendirir gibi yasaların üst üste çıkması ne oluyor?  Dürüst vatandaşımız, yemiyor içmiyor tasarruf ediyor insanlara ve devletine olan tüm borçlarını vaktinde ödüyor, kredi kartını gerekirse iptal ettiriyor, bankalardan kredi çekmemeye, çektiyse de onu vaktinde ödemeye çaba gösteriyor, asla kanunlara karşı gelmiyor, polis gördüğü zaman önünü ilikliyor, araçlarının muayenesini vaktinde yaptırıyor, ticari taşıtlarına gerekli belgeleri zamanında ediniyor. Emlak, çöp, reklam vergilerini bile vaktinde ödüyor, çalışkan öğrenciler gece gündüz sınavlarına çalışıyor. Diğer yandan iyi niyetliler hariç birçoğu kasıtlı olarak erteliyor, öteliyor sadakatsizlik gösteriyor ve zaman sonra bu geçimsizler affa uğruyor.

Dürüst vatandaşın dürüstlüğü yanına kar kalıyor. Ey dürüst vatandaş! acelen ne? niçin koşarak borçlarını kapatmaya çalışıyorsun? bekle! daha sonra öde! mümkünse hiç ödeme! eğer sen sadakat gösterirsen ben sana madalya falan da vermeyeceğim! sakin ol ve asalak takıl! mı? denilmek isteniyor acaba? Bu dürüstlüğün bir bedeli yok mu? Yapılan hataların bir cezası olmayacak mı? Tamam dürüst vatandaşlara plaket verilmesin ama, hesabını bilmeyenlere de bu tür imkanlarla da teşekkür edilmesin öyle değil mi? Ne yani şimdi borcunu ödemeyen iyi yapıyor, ödeyen ne oluyor?  ………………!? Estağfurullah…